Telefon
WhatsApp
Turhan Çömez: ‘NATO için 12 milyar harcanırken, millet fakruzaruret içinde!’

 

İYİ Parti Grup Sözcüsü Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ile İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, 3 Temmuz 2026 Cumartesi günü Keşan’da basın toplantısı ve esnaf ziyareti gerçekleştirdiler.

İYİ Parti Keşan İlçe Başkanlığı’nda saat 12.30’da başlayan basın toplantısına, Çömez ve Akalın ile birlikte GİK Üyesi Kamil Gültekin Öztürk, İYİ Parti Edirne İl Başkanı H. Hakan Şahin, İYİ Parti Keşan İlçe Başkanı Dilek Pazarlı, çevre ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Pazarlı; Çömez, Akalın ve beraberindekileri Keşan’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti.

İYİ Parti Edirne İl Başkanı Şahin de bugünü uzun zamandır bekledilerini belirterek Turhan Çömez’i ağırlamaktan büyük onur duyduklarını söyledi.

Şahin’den sonra söz alan Edirne Milletvekili Akalın, ülkenin fakirlik içinde, milletin her kesiminin fakirlik içinde olduğunu vurgulayarak, “Hukuk yok olmuş, adalet yok olmuş, liyakat yok olmuş. Bütün kesimler, beşli çetenin haricinde veya saray şurasının haricinde herkes kan ağlıyor, üretici kan ağlıyor, sanayici kan ağlıyor, çiftçi kan ağlıyor ve maalesef Türkiye, değerli arkadaşlar, idare edilemiyor. Sonuç bu.” dedi.

İYİ Parti'nin kuruluş sürecinden başlayarak, referandum ve  Cumhurbaşkanlığı seçimi süreçlerini anlatan Akalın, “ İYİ Parti'yi, İYİ Parti kadrolarını anlayabilmek için bunların hepsini hatırlamak zorundayız. Evet, biz bu rejime karşıydık, biz bu kurulan sisteme karşıydık, 2023'te adayın yanlış olduğunu söyledik, şimdi ise haklıyız diyoruz. Ama çok geç kalındı mı? Hayır, geç kalınmadı. Niye geç kalınmadı, biliyor musunuz? Çünkü mecliste azınlık da olsa bir İYİ Parti var. Bugün Lozan'ı bir kenara koyup, Sevr'i hortlatmaya çalışanlara karşı duran 29 tane nefer İYİ Parti'li var, İYİ Parti var. İYİ Parti bu mücadeleyi yapıyor. Bakın, yine son olarak şunu söyleyeceğim, adına ne derseniz deyin, barış süreci diyorlar. Sanki Türkiye'de bir Kürtler ve Türkler arasında bir savaş varmış gibi anlatılıyor, bu barış süreci değildir, bu Sevr'in hortlatıldığı bir süreçtir, emperyalistlerin bize dayattığı bir süreçtir. Bu barış süreci denen süreç, ülkeyi bölme sürecidir. Bu komisyona katılınmaması konusunda bütün partileri uyardım. Maalesef dinlemediler. Geldiğimiz noktaya bakın. Birazdan Sayın Başkanım yine anlatacak, geldiğimiz noktaya bakın; ülkeyi bölenleri, ülkede bebek katilini umut haline getirmiş siyasetçiler var. Bununla savaşacak da İYİ Parti kadroları var. Bakın son olarak şunu söyleyeyim; İYİ Parti sadece tespit yapmıyor, nasıl çözeceğini de anlatıyor. Bu rejimin değişmesi elzemdir diyoruz, onun için de biz adaylar üzerinde değil, bu rejimin değiştirilmesi üzerine konuşuyoruz. Tekrardan güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüşümüzü konuşuyoruz.” diye konuştu.

Son olarak konuşan Çömez de şunları söyledi:

Yaklaşık 30 yıldır siyasette olan bir kardeşiniz, bir kısmınızın abisi olarak bir perspektif çizmek istiyorum. Tam 24 yıldır ya da çeyrek asırdır iktidardalar. Sıklıkla Sayın Erdoğan 'Nereden nereye' diyor ya, ben bu ülkenin nereden nereye geldiğini anlatacağım size kısaca. 130 milyar dolar borcu vardı AK Parti iktidarı geldiğinde bu ülkenin. Bugün tam 550 milyar dolar borcumuz var. Korkunç bir borç batağına batırıldı ülke. Faiz ödüyoruz, her Allah'ın günü faiz ödüyoruz. Yılbaşından beri ödediğimiz faiz, Amerika'nın İran savaşında harcadığı paradan daha fazla. 29 milyar dolar para harcadı Amerika İran savaşında, Reuters'ın haberidir bu, biz bundan çok daha fazla faize, küresel tefeciye para ödedik. Ne var ne yoksa satıldı, Cumhuriyet döneminin bütün kazanımları satıldı. Ve varlık fonu marifetiyle bizim parlamentoda dahi denetleyemediğimiz bu satışlardan 64,5 milyar dolar para alındı. Cumhuriyet döneminin bütün kazanımlarını sattılar, kendi dönemlerinde yapmış oldukları borcun faizinin bir yıllık bedelini ödeyemiyorlar. Yılda 65 milyar dolardan fazla faiz ödüyoruz, her şeyi sattılar 64,5 milyar dolar para aldılar. Yeraltında, yerüstünde ne var ne yoksa talan edildi. Tam 15.000 maden ruhsatı verildi, bunların 10.500'ünde de ihale bile yapmadılar, 'gel' dediler yandaşa, 'gel' dediler çeteye, ihale bile yapmadan maden ruhsatları, altın ruhsatları verildi. Peki bizim çoluğumuza çocuğumuza ne kaldı? Keşan'ın, Edirne'nin çoluğuna çocuğuna ne kaldı? Onlar arkalarına aldıkları küresel çetelerle zengin olurken, paralarını Londra sokaklarında yerken, ıstakoz partileri verirken, Keşan'ın çocuklarına açlık, fakirlik, yoksulluk ve yıkılmış tarumar olmuş bir çevre kaldı.

Köprüden geçtik gelirken, diyor ya Sayın Erdoğan 'Cebinizden 1 kuruş para çıkmayacak', o kamu özel işbirliği projeleriyle yapılan otoyollar, köprüler, hastaneler, ne var ne yoksa ülke istikbalini ipotek altına aldı. Çoluğumuzun çocuğumuzun istikbalini ipotek altına aldılar. Torunlarımız da iyi borçlandı. 4 yıl önce açıldı köprü. Açılırken Sayın Erdoğan dedi ki, 200 liracık, buradan 200 liracık verip geçeceksiniz. Hadi bugün geçin bakalım o 200 liracıkla geçiliyor mu? Son yapılan zamla tam 6 tane 200 liracık verilmesi lazım, 4 yıl içerisinde tam 6 kat olmuş fiyat. Dünyanın neresinde böyle bir şey görülmüş? Ama Sayın Erdoğan'a bakarsanız yine söyledi; 'İnşallah önümüzdeki sene şahlanacağız’, 8 yıldır söylüyor şahlanacağız diye, ‘İnşallah önümüzdeki sene enflasyon tek haneli rakamlara inecek.' 8 yıldır söylüyor.

Tek adam rejimine geçtiği günden beri, bu ülke bir tek kişinin iki dudağı arasına hapsedildiği günden beri sürekli irtifa kaybediyoruz. Enflasyon artmış, faizler artmış, fakirlik sefalet diz boyu, sokaklarda güvensizlik diz boyu, çocukların doğum oranları azaldı. Allah aşkına çocuklar artık daha az dünyaya geliyor, ölüm oranları arttı. Niye? Çünkü bu ülke yönetilmiyor, bu ülke savruluyor, bu ülke bir kişinin iki dudağı arasına hapsedilmiş durumda. Kıymetli dostum ifade etti, bu ülkenin en büyük problemi tek adam rejimiyle yönetilmesidir. Biz onun için diyoruz ki, bu ülkenin demokrasiye ihtiyacı var ve hemen derhal demokrasiye dönmemiz lazım.

Bakın parlamentoda çok sayıda soru önergesi veriyoruz, sürekli araştırma önergesi veriyoruz, bunlarla ilgili hiç durmadan çalışmalar yapıyor ve mecliste konuşuyoruz. Cevap yok. Denetleyemiyoruz. Şimdi NATO için 12 milyar lira para harcanmış, bir daha söylüyorum, 12 milyar lira para harcanmış, korkunç bir paradan bahsediyoruz. Bas bas bağırıyoruz mecliste, bu para nereden çıktı, bu parayı nasıl harcadınız, hangi yandaşa verdiniz, hangi usulle verdiniz, kimleri zengin ettiniz? Cevap veren yok. Niye? Çünkü 'ben yaptım oldu' mantığıyla hareket ediyorlar. Ve bir taraftan küçük bir azınlık semirdikçe semiriyor, öte yandan bu ülkenin asıl sahipleri ataları, dedeleri bu topraklarda can vermiş, şehit olmuş, aziz Türk milleti bugün fakru zaruret içerisinde.

Biraz sonra çarşıyı pazarı dolaşacağız, her yerde geziyoruz, görüyoruz, esnaf kan ağlıyor, çiftçi kan ağlıyor, emekli kan ağlıyor, asgari ücretli, dar gelirli kan ağlıyor. Ama sarayın pencerelerinden bakanlar bütün bunları ne yazık ki görecek durumda değil. Çünkü Türkiye'nin bütün sermayesi, yeraltı zenginlikleri, yerüstü zenginlikleri oluk oluk yandaşlara boca ediliyor, ama bu ülkenin emektarları, bu ülkenin asıl sahipleri darlık içerisinde yaşamaya devam ediyorlar. Mehmet Hocam şahit, et çeteleriyle uğraştım müteaddit defalar, Kapıkuleden getirdikleri etlerle ilgili raporlar çıkarttım. Sadece 2 yıl önce Polonya'dan tam 10 milyar liralık et ithal etmişiz, sadece Polonya'dan 10 milyar liralık et ithal etmişiz. Nerede kaldı benim Keşanlı köylüm? Niye onlara vermiyorsunuz bunu? Niye Keşanlıyı, Edirneliyi, Uzunköprülüyü desteklemiyorsunuz da, Tony'yi, John'yi destekliyorsunuz? Çünkü baktığı yerde Türk milletini görmüyor bunlar, milletten kopmuş, çünkü baktığı her yerde rant ve talan gören bir anlayış.

Niye Polonya'yı örnek gösterdim biliyor musunuz? Polonya’da Beef diye bir firma kurulmuş, ortağı da kim? AKP gençlik kollarının MYK üyesi 19 yaşında bir çocuk. 10 milyar liralık et ithal eden firmaya 19 yaşında bir AKP'liyi ortak etmişler. Keşanlının çocukları nerede? İşsiz. Keşanlı'nın çiftçisi hayvan yetiştiricisi nerede? Gece gündüz tarlada tapanda ama emeğinin alın terinin karşılığını alamıyor. Ellerinde bir tek şey var: İstismar. Biz bu istismar duygusunu bunların elinden alacağız.

Şimdi diyorlar ki, çareyi bulduk, memleketin sıkıntısının çaresini, çözümünü bulduk. Nerede buldunuz? Cani başını çıkaralım, şu İmralı'da kalan var ya, bir çıkaralım onu, her şey çözülecek, başka? E o da yetmez, 9000 terörist var, 50.000 kişiyi katletmiş terör örgütünün üyeleri var, e onlara da bir özgürlük verelim, başka? İş verelim onlara, SGK'lı işler verelim, Türkiye'yi karış karış dolaşsınlar, bir de dokunulmazlık verelim, bu iş bitsin. Şu anda meselenin geldiği nokta budur ve Türkiye'de bir ihanet projesi işletiliyor, işte bu ihanet projesine hayır diyen, dur diyen, bu ülkenin teminatı olan bir tek parti var, İYİ Parti ve onun kadroları. Hiç kimse endişe etmesin. Keşan'dan, Edirne'den, bu mübarek topraklardan bütün Türkiye'ye ilan ediyorum, İYİ Parti başta Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu olmak üzere, meclisteki çalışma arkadaşları olmak üzere, genel merkezdeki kadroları olmak üzere, sahadaki teşkilatları olmak üzere, bu ülkenin teminatı, bu ülkenin sigortası bizler olacağız. Ve hiç kimse endişe etmesin, bu ülke sahipsiz değil. Bu ülke çok zor şartlar altında kuruldu, yıkılmış bir imparatorluğun külleri üzerinden açlık ve sefalet içerisinde, çocuğunun üzerindeki battaniyeyi alıp, top mermisini örten anaların, torunlarıyız biz. Hiç kimse korkmasın, bunlar geldikleri gibi gidecekler. Şurada Çanakkale boğazında nasıl geçemediyse emperyalist kültür, onlara nasıl bizim atalarımız 'dur' dediyse, bugün emperyalizmin uşaklığını yapanlara da Allah'ın izniyle asil Türk milleti 'dur' diyecektir, hiç kimsenin bundan endişesi olmasın.

Esnaf kan ağlıyor, köylü kan ağlıyor, işçi kan ağlıyor, emekli kan ağlıyor, çocuklar akşam yatağa aç giriyor, anaların tenceresi kaynamıyor, buzdolapları boş, akşam 5'ten 6'dan sonra emekli çarşı pazar dolaşıp ezilmiş, çürümüş ürünleri topluyor ve böyle bir ülkede insanların samimi duygularla, o, kendini bu toprakların, bu aziz milletin ferdi kabul eden, bu ülkenin bir parçası kabul eden, Ay-yıldızlı bayrağımızın altında olmaktan onur duyan herkes, bizim kardeşimizdir, dostumuzdur, yoldaşımızdır, dava arkadaşımızdır, gönüldaşımızdır, vatandaşımızdır, eşit ve 1. sınıf vatandaştır. İYİ Parti olarak biz meseleye böyle bakıyoruz. Israrla terör örgütünün siyasi uzantıları parlamentoda bizi bir yere kanalize etmeye çalışıyorlar ve her konuşmamızda da kendilerine ifade ediyoruz, talimatı Kandil'den alıyorsunuz, Kandil de talimatı Brüksel'den, Washington'dan, Tel Aviv'den alıyor, biz sizi muhatap almayız. Kürtler bu ülkenin asil ve 1. sınıf vatandaşlarıdır, sizin gibi terör örgütüne Kürt kardeşlerimizi istismar etmenize müsaade etmeyeceğiz. Biz, Genel Başkanımızın sıklıkla ifade ettiği şekliyle bir ve beraber olacağız, ayrışmayacağız, çatışmayacağız, kavga etmeyeceğiz ve bu ülkeyi hep birlikte ayağa kaldıracağız.

İYİ Parti kimdir ve nedir? Birkaç cümleyle onu özetleyeyim. İfade ettiğim gibi, biz milliyetçi bir kültür, Atatürk Milliyetçiliği üzerine bina edilmiş, toplumun tamamını kucaklayan bir anlayışa sahibiz. Atatürk'ün armağan ettiği değerlere sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Laik, demokratik, sosyal, hukuk devletine inanıyoruz, demokrasinin kurum ve kuralları işlesin istiyoruz, hukukun üstünlüğü tescil edilsin istiyoruz, parlamenter rejime geçilsin istiyoruz, ifade özgürlüğü olsun, herkes eşit olsun, 1. sınıf olsun ve hiç kimse inancından, etnik kökeninden, düşüncesinden dolayı itilmesin, ötelenmesin. Herkes bir ve beraber olsun istiyoruz, devlet kurumları şeffaf yönetilsin, çalınmasın ve çırpılmasın. Allah'ın izniyle göreceksiniz, İYİ Parti iktidarında hiçbir el harama uzanamayacak. Başta Genel Başkanımız ve kadroları olmak üzere, harama uzanan bütün elleri tutacağız ve kıracağız. Bu ülkede hiç kimse aklından yolsuzluğu ve hırsızlığı dahi geçiremeyecek. Ve biz bu ülkenin kadim değerlerine inanıyoruz, bu toprakların, tarihin, coğrafyanın bize armağan ettiği bütün değerlere, bütün kültürel değerlere ve varlıklara samimi olarak bağlıyız ve buna inanıyoruz. İşte dünyanın en zengin coğrafyası olan bu güzel Anadolu topraklarında, Trakya topraklarında, Türkiye coğrafyasında el ele, gönül gönüle olacağız. Memleketin meselelerini biliyoruz, memleketin dertlerini biliyoruz, kapı kapı dolaşıyoruz, gece gündüz sokaklardayız, burada, Keşan'da, çarşıda, pazarda, milletin derdi neyse, Ankara'yı da o gündemle meşgul ediyoruz. İşçimiz kan ağlıyorsa, esnafımız dertliyse, köylümüz çine çekiyorsa, hayvan yetiştiricimiz feryat ediyorsa, emeklinin poşeti filesi boşsa, anne akşam yatağına çocuğunu aç gönderiyorsa o bizim derdimizdir, biz günübirlik kavgalarla, istismarlarla, spekülasyonlarla vakit geçirmiyoruz. Şahit olanlar, takip edenler bilirler, İYİ Parti'nin gündemi milletin gündemidir. İşte bugün de bunun için buradayız, az sonra esnafımızı dolaşacağız, çarşı pazar gezeceğiz, bize milletimiz ne söylüyorsa, esnaf hangi derdi dile getiriyorsa, köylü hangi çileyi dillendiriyorsa, biz de Ankara'da onların gören gözü, işiten kulağı, konuşan dili olacağız. Hiç kimse bizim pes etmemizi beklemesin, biz, Allah'ın izniyle aziz Türk milletine güveniyoruz, yönümüzü Allah korkusu, vatan sevdası, özgürlük ateşi ve bayrak tutkusu var. Bu ülkenin hangi şartlar altında kurulduğunu en iyi bilenlerdeniz ve bu ülkeye Allah'ın izniyle el birliği ile sahip çıkacağız. Bütün dertleri biliyoruz, sağlıkta, ekonomide, turizmde, sanayide, tarımda, hayvancılıkta, eğitimde, hangi alanda derseniz uzmanlarımız gece gündüz çalışıyor, bizler gece gündüz sokaklardayız.

Konuşmaların ardından, Turhan Çömez ve beraberindekiler, Keşan pazaryeri ve çarşı esnafını gezerek, vatandaşın sorunlarını dinlediler.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!