Köy Enstitüleri ve Hasan Âli Yücel anıldı
17 Nisan 1940 tarihinde kurulan Köy Enstitüleri ve dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, 16 Nisan 2023 Pazar günü Tekirdağ’da anıldı
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, köylerde görev yapacak öğretmen yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihinde kurulan ve tamamen Türkiye'ye özgü bir eğitim projesi olan Köy Enstitülerini ve bu projenin mimarı olan dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'i düzenlediği bir dizi etkinlikle andı.
Etkinlilerde Atatürkçü Düşünce Derneği, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyeleri ve çok sayıda emekli öğretmen de davetliler arasında yer aldı.
Anma törenine Keşan’dan, Kepirtepe Köy Enstitülü Gazeteci Feyzullah Aktan ile emekli öğretmenler Mustafa Özyılmaz, Mustafa Taş, Şinasi Dindar katıldılar.

KÖY ENSTİTÜLERİ FOTOĞRAFLARLA ANILDI
Türkiye'nin kültür mirasına Fakir Baykurt, Dursun Akçam, Mehmet Başaran, Ali Yüce, Mahmut Makal ve Ümit Kaftancıoğlu gibi önemli yazar ve şairleri kazandıran Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü etkinlikleri, Tekirdağ Valiliği önünde gerçekleşen çelenk sunma töreni ile başladı. Törene Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, Hasan Âli Yücel'in torunu Gülümser Yücel, Büyükşehir Belediyesi daire başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çelenk sunma töreninin ardından Süleymanpaşa ilçesinde Hasan Âli Yücel Meydanı açılış töreni yapıldı. Törende ayrıca katılımcılar köy enstitüleri ile ilgili fotoğraf sergisini gezme ve müzik dinletisi fırsatını da yakaladı.

FEYZULLAH AKTAN İLE GÜLÜMSER YÜCEL, ANILARINI PAYLAŞTI
Hürriyet Mahallesi Öğretmenler Parkı'nda gerçekleşen büst açılışı ise tarihi bir ana şahitlik etti. Köy Enstitülerinin mimarı Hasan Âli Yücel'in torunu Gülümser Yücel ile gazetemizin kurucusu Kepirtepeli Gazeteci Feyzullah Aktan burada biraraya geldi. Duygulu anlara sahne olan buluşmada anılar paylaşıldı.
Köy Enstitüleri Kuruluş Yıldönümü ve Hasan Âli Yücel anma etkinliklerinin sonuncusu Ticaret ve Sanayi Odası'nda gerçekleşti. Törende Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Tamer Dodurka, Dr. Kaan Gaytancıoğlu, Başkan Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi İpek Elif Atayman, Tekirdağ Kent Konseyi Başkanı Mehmet Ali Işıkgör, Gülümser Yücel ve çok sayıda vatandaş katıldı.
AVRUPA'NIN ÖRNEK ALDIĞI SİSTEM
Törende konuşma yapan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Dodurka, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak'ın sevgi ve selamlarını ilettiğini belirterek "Bugün çok önemli bir gün. Ulu Önderimiz Atatürk’ün, Amerika'nın eğitim filozofu denilen John Dewey'i davet etmesi ve kendisinden yeni Türkiye'nin eğitim programı konusunda bir rapor hazırlamasını istediğini, John Dewey’in en büyük yardımı Hasan Âli Yücel'den aldığını biliyoruz. Bu rapor sonucunda bazı şeyler gelişti. Ancak yıllar geçip Köy Enstitüleri kurulduğu zaman John Dewey ‘Benim düşlerimin okulunu Köy Enstitüleri gerçekleştirdi’ demiştir. Günümüze gelince dünyada eğitimin nasıl daha iyi hale getirileceği tartışılıyor. Bu tartışmayı eğitim sistemi iyi olan ülkeler yapıyor ve bu ülkeler Köy Enstitüleri benzeri bir sistemi uyguluyorlar." dedi.
Tören, Tamer Dodurka'nın konuşmasının ardından Kepirtepe Köy Enstitüsünü anlatan belgesel film gösterimi, Köy Enstitülerinin kuruluşundan kapanış dönemine kadar tüm sürecin anlatıldığı panel ve plaket takdimi ile son buldu.
"EĞİTİME BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ"
Köy Enstitülerinin Kuruluş Yıldönümü ve Hasan Âli Yücel'i Anma Etkinlikleri ile ilgili konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Tekirdağ'da böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan dolayı mutlu olduklarını belirterek "Tekirdağ aynı zamanda harf inkılabının temelinin atıldığı şehirdir. Biz de Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak 11 İlçeye 11 Okul Projesi ile eğitime verdiğimiz önemi ortaya koyduk" dedi.
"KÖY ENSTİTÜLERİNİN ANILMASI BENİ MUTLU ETTİ"
Konu ile ilgili bir diğer açıklamayı yapan Gülümser Yücel ise Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliklerde bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek "Köy Enstitüleri Cumhuriyet'in en büyük hizmetlerinden biri olarak Türkiye'ye çok büyük değerler kazandırmıştır. Eğitim sisteminin tartışıldığı şu günlerde bu önemli değerin yeniden gündeme gelmesi, anılması beni çok mutlu etti. Bundan dolayı başta Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.

FEYZULLAH AKTAN: "KONUŞMAMIN KESİLMESİNE ÜZÜLDÜM"
Öte yandan, programa konuşmacı olarak davet edilen Köy Enstitülü Gazeteci Feyzullah Aktan, kendisine diğer konuşmacılardan sonra en son söz verildiğini, konuşmasını yapmakta iken süre dolduğu gerekçesiyle konuşmasının sonlandırıldığını belirterek, "Çok şaşırdım ve çok üzüldüm. Beni konuşmacı olarak davet edip, konuiturmadılar. Süre bitti denilerek konuşmam kesildi ve müzik çalmaya başladılar. Böyle bir etkinliğin düzenlenmesinden mutlu olmuştum, ancak hayal kırıklığıyla bitti." dedi.
FEYZULLAH AKTAN’IN KONUŞMA METNİ
Değerli katılımcılar!
Sizleri saygı ve sevgi ile selamlayarak sözlerime başlarken şunu belirtmek istiyorum:
95 yaşındayım.
Görebildiğim 8 yıllık öğrenimin tamamı Köy Enstitüsü, -ağırlıklı olarak- Kepirtepe kaynaklıdır.
Köy Enstitüleri benim varlık nedenimdir. Onların açılış günlerini kutlamaktan elbette sevinç duyarım. Çünkü Köy Enstitüleri, köy çocuklarının okutulabilmesi için, Büyük Atatürk’ümüzün keskin zekası ve şaşmaz öngörüsü ile bulunabilmiş bir yöntemdir.
Bu Köy Enstitülerinin başlangıcı (besmelesi) Eğitmenliktir.
11 Haziran 1937 günü kabul edilen 3238 sayılı Köy Eğitmenleri Yasası Eğitmen yetiştirmenin amacını: “Nüfusları öğretmen gönderilmesine elverişli olmayan köylerin öğretim ve eğitim işlerini görmek üzere köy eğitmenleri kullanılır” diye açıklar.
1935 yılında Milli Eğitim Bakanı olan Saffet Arıkan, İsmail Hakkı Tonguç’u İlköğretim Genel Müdürlüğüne vekaleten atamış ve ondan, Atatürk’ün çok istediği köy çocuklarını okutma konusunda rapor istemişti. Tonguç işe soyunmuş, bazı Avrupa ülkelerinin eğitim sistemlerini araştırmış. Anadolu insanını gelenek- görenekleriyle incelemiş ve Türkiye’nin koşullarına uygun özgün bir eğitim programı önermiştir.
Bu öneri doğrultusunda 1936 yılında Eğitmen Kursları açılmış, askerliğini çavuş ve onbaşı olarak yapan gençler, 6-8 ay eğitimden sonra ilkokul 1,2, 3. Sınıfları okutmak üzere Eğitmen olarak köylere gönderilmişlerdir.
Ben de doğduğum Bulgaristan’da başladığım okulun hemen başında (1935 yılında) Türkiye’ye geldiğim için ilk 3 sınıfı Eğitmen Kursu ile Eğitmen olup köyümüze dönen Osman Akmeriç’in “okul” diye açmış olduğu Köy Muhtarlık Odasında tamamladım. Okul sonradan yapıldı. 11 Ocak 1944’de Kepirtepe Köy Enstitüsüne girdim.
Köy Enstitüleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok uzun süredir kafasında oluşturduğu “Köy Çocuklarının Okutulması Projesi”ninuygulamaya konulmasıdır.
Köy Enstitülerinin kapatılması ise, Atatürk ile Türk Milleti’ne hakarettir ve vatana ihanettir.
Olayın özü ve özeti budur.
İlkokul 2. sınıfta iken 10 Kasım 1938 tarihinde Atatürk’ü kaybettik.Eğitmen öğretmenimiz Osman Akmeriç, sınıf olarak kullandığımız odaya ağlayarak girdi ve:
“Çocuklar, ülkemizin kurtarıcısı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin kurucusu Atatürk’ü kaybettik. Az önce köy kahvesindeki pilli radyo söyledi. Tanrı rahmet eylesin, hepimizin başı sağolsun” dedi. Hep birlikte ağlaştık…
1939’da Hitler ikinci dünya savaşını başlattı.4’le 5’i okutmak için öğretmen gelmediğinden 3’üncü sınıftan sonra öğrenimim durdu.
Zaten Trakya boşalmış gibiydi, Alman Ordusu Romanya’yı, Bulgaristan’ı, Yunanistan’ı işgal etmiş, sınırlarımıza dayanmıştı. Trakyalılar, işgal tehlikesi nedeniyle Anadolu’ya geçiyorlardı Fakir fukara ise sessizce bekliyordu.
Sonunda korkulan olmadı; Almanlar Türkiye’ye girmediler. Fakat çevremiz düşmanla çevrilmiş, ekonomi bozulmuştu.
Ben 11 Ocak 1944 tarihinde Kepirtepe Köy Enstitüsüne çağrıldım. İlkokul 4’le 5’i yani hazırlık sınıfları ve devamını orada okuyacaktım.
Açlık sıkıntısını orada yaşadım…Tayın denilen küçücük asker ekmeklerini 4’e bölüp, yarısını öğlen, öteki iki çeyreği de sabah- akşam yedik bir süre.
Ama, mutluydum, Kepirtepe Köy Enstitüsüne girmeyi çok istiyordum. Babam ise benim yerime aynı yaştaki üvey kardeşimi göndermek istiyordu. Babamdan gizli aynı okula gidenlerin peşine takılarak gidip yazıldım. Hiç beklemediğim halde 11 Ocak 1944 tarihinde Kepirtepe Köy Enstitüsü Müdürlüğünden çağrıldım ve aynı gün Köy Enstitüsü Hazırlık Sınıfı öğrencisi oldum.
Hazırlık Sınıfı: İlkokulun ilk üçünü köyünde okumuş, 4’le 5’i ve devamını Köy Enstitüsünde tamamlayacak demekti.
Sevinçten uçuyordum.
Hazırlık sınıfına benden önce gelmiş olan 100’ü aşkın arkadaşla hemen tanıştık, senli- benli olduk.
Bizi A ve B şubesi olarak ikiye böldüler. Ben B şubesine düştüm.
Başta müdürümüz İhsan Kalabay ve eşi öğretmen Leman Kalabay ana- baba gibiydiler.
Öğretmenlerimiz de öyle; sevecen, anlayışlı, güleç…
Çabucak kaynaştık. Derslere sarıldık.
Köy Enstitüleri köylere öğretmen yetiştirdiler, on parmağında on marifet.
Bilim adamları yetiştirdiler. Edebiyatçılar, yazarlar yetiştirdiler. Mahmut Makal’lar, Mehmet Başaran’lar, Fakir Baykurt’lar, Talip Apaydın’lar dünya ölçeğinde…
1938’de Atatürk’ün vefatından sonra İsmet İnönü Cumhurbaşkanı, Hasan Âli Yücel Milli Eğitim Bakanı oldu. Bir kültür insanı olan Hasan Âli Yücel Dünya Klasiklerini Türkçe’ye çevirtti. Bu arada Köy Enstitüleri kurulmaya başlandı. İzmir’de Kızılçullu, Eskişehir’de Çifteler, Kırklareli-Lüleburgaz’da Kepirtepe… Kısa sürede sayıları 21’i buldu ve ülke birden ışıdı. Çünkü her köyde okul açılmaya başlamıştı. Artık köy çocukları, çorak bozkırda, dağbaşlarında kendi kendine doğup solan çiçek olmaktan kurtulacaklar, okuyup devlet adamı, bilim insanı, sanatkar ve öğretmen olarak toplumdaki yerlerini alacaklardı…
Böylece, Atatürk’ün düşlediği köy çocuklarının okuması da gerçekleşmiş olacaktı.
Köy Enstitüleri bunun için önemliydi.
Cumhurbaşkanı İnönü de Köy Enstitüleri Projesini benimsedi, “Köy Enstitüleri’ni Cumhuriyetin eserleri içinde en kıymetlisi sayıyorum. Buradan çıkacak çocuklarımızın başarılarını ömrüm oldukça yakından, candan takip edeceğim” dedi.
17 Nisan 1940’ta 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kuruluş Yasası çıktı. Köy Enstitüleri Bayramı olarak kutladığımız tarih budur.
Bugün de burada toplanmamızın nedeni Köy Enstitülerinin 83. Kuruluş yıldönümünü kutlamak içindir.
Ancak; Köy Enstitüleri 1947 yılında İsmet İnönü’nün Recep Peker’i Başbakan, Reşat Şemsettin Sirer’i de Milli Eğitim Bakanı yapıp, Köy Enstitülerinin kurucuları ve adeta can
damarları olan İsmail Hakkı Tonguç ile Hasan Âli Yücel’i ve onların kurduğu çok başarılı
kadroları görevden uzaklaştırmaları, Türkiye’nin dünyaya örnek olan bu kalkınma hamlesine büyük darbe vurdu.
1950 yılında iktidara gelen Celal Bayar’lı, Adnan Menderes’li Demokrat Parti de işe Köy Enstitüleri üzerine kumpaslar kurarak başladı.
Önce İstanbul’da sahte bir “Köyleri Kalkındırma Derneği” kuruldu. Oyun, Köy Enstitüleri üzerineydi. Merkez olarak Trakya’daki Kepirtepe Köy Enstitüsü kullanılacaktı. Kepirtepe mezunlarından zayıf ahlaklı insanlar ajan yapıldı, başrol oyuncusu yapıldı. İlgisiz öğretmenleri haberleri ve bilgileri olmadan oyuna soktular, listelere yazdılar.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bazı makamları, o günün Başbakanı Adnan Menderes’in
bizzat verdiği talimatla Atatürk’ün Kurdurduğu Köy Enstitülerini kapatmak için 26 Mart 1953
tarihinde sabahın alaca karanlığında evlerine baskın yaparak 20 kadar Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmeni evlerinden alıp Kırklareli Cezaevi’ne götürdüler.
Kepirtepe Köy Enstitüsü çıkışlı bu öğretmenlerin komünist olduğu yani Köy Enstitüleri’nde “komünist” yetiştirildiği iddia ediliyordu.
Tutuklu yargılama iki buçuk yıl sürdü. Dava, suçlananların mahkemelerce aklanması ile son buldu. Yıl 1954’tü.
Öyle iken, Menderes Hükümeti aynı yıl Köy Enstitülerini kapattı. Demokratik ve adil olmayan bu tür icraatlarını sürdürdüğü için de 27 Mayıs 1960’ta askeri darbe ile devrildi.
Kepirtepe Köy Enstitüsü’nde okumak Feyzullah Aktan’a ne kazandırdı?
1-Dünyanın en donanımlı okulunda öğrenim görme imkanı sağladı.
2-İyi bir gazetecilik mesleği kazandırdı. Kepirtepede Duvar Gazeteciliği ile
öğrendiği bu mesleği 1962 yılında günlük olarak başladığı yerel “Önder”
Gazetesi’ni, ödüller alarak 2019 yılına kadar sürdürdü.
3-Saros Körfezi Erikli Sahili’nin altyapısını, biyolojik arıtmalı kanalizasyon
sistemine kadar, sahilde yerleri olan 10 mühendisin suç duyurusuna karşın
tamamlayıp hizmete soktu.
4-2017 yılında Edirne-Tekirdağ ve Kırklareli’nin ortak “Örnek Kıdemli Vatandaşı” seçildi.
5-Kurucularından olduğu “Keşanlılar Sürücü Kursu”nun yüzde 50 ortağı olarak
çalışmalarını sürdürüyor.











Benzer Haberler
KTDD'nin
Keşan Türkü Dostları Derneği, sezonun ikinci konserini 22 Mayıs'ta verecek
ADD Türk Halk Müziği Korosu'nun yılsonu konseri beğeniyle izlendi
ADD’nin “Atamıza Özlemle Sevda Türküleri” konseri, 15 Mayıs akşamı verilecek
Keşan'ın gururu Oğuzhan Ata Konçe, Kaymakam Mercan'ı ziyaret etti
KTDD/THM Korosu, sezonun ikinci konserine hazırlanıyor
Keşan’da eğitimciler, “Yaşam Nöbeti” tuttu
CHP Keşan İlçe Başkanı Çakır: “Köy Enstitüleri mirası, geleceğin yol haritasıdır”