İl Genel Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanı Yılmaz: “İmar, teknik değil, yaşam meselesidir”
İl Genel Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanı Mehmet Güneş Yılmaz, imar planlarının yalnızca teknik düzenlemeler olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “İmar planları, insanların bugününü ve yarınını belirleyen belgelerdir. Kıyılar, belirli kişi ya da grupların değil, toplumun tamamınındır. Bu nedenle planlama süreçleri rant odaklı değil, kamusal yararı esas alan, doğayı ve yaşam alanlarını koruyan bir anlayışla yürütülmelidir.”
Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün gerçekleştirilen toplantısında Keşan’a bağlı Sazlıdere ve Gökçetepe sahil köyleri ile geçmişte belediye statüsünde bulunup bugün köy statüsünde olan Çamlıca Köyü’nde yürütülen ve planlanan imar çalışmaları ele alındı.
İmar ve Bayındırlık Komisyonu, planlama süreçlerinin doğa, kıyı ekosistemi ve kamusal yarar esas alınarak yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“İMAR, TEKNİK DEĞİL, YAŞAM MESELESİDİR”
Konuya ilişkin olarak İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından hazırlanan ve Komisyon Başkanı Mehmet Güneş Yılmaz tarafından okunan raporda, söz konusu yerleşimlerde mevcut yapılaşma bulunmasına rağmen imar planı eksikliklerinin devam ettiği ifade edildi. Raporda, imar planlarının yalnızca teknik bir düzenleme aracı olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekilerek, bu planların yaşam alanlarının geleceğini belirleyen, sosyal adalet, çevre hakkı ve kamusal yarar ilkeleriyle doğrudan ilişkili temel belgeler olduğu vurgulandı. Komisyon Başkanı Yılmaz, bu noktada “İmar planları yalnızca çizim ve paftalardan ibaret değildir; insanların bugününü ve yarınını doğrudan etkileyen belgelerdir” ifadelerini kullandı. Sazlıdere ve Gökçetepe köylerinin sahil kesimlerinin Saros Körfezi Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırları içerisinde yer aldığı hatırlatılan raporda, bu alanların aynı zamanda “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsüne sahip olduğu belirtildi. Bu statünün, bölgede yapılacak her türlü planlama kararının doğa koruma, kıyı ekosistemi, kamu yararı ve ortak kullanım ilkeleri doğrultusunda ele alınmasını zorunlu kıldığı kaydedildi. Komisyon Başkanı Yılmaz, raporda yer alan değerlendirmeleri aktarırken, “Bu bölgelerde hazırlanacak imar planları yapılaşmayı teşvik eden değil, kıyıyı, doğal çevreyi ve kamusal alanları koruyan bir anlayışla ele alınmalıdır.” dedi.
Sazlıdere-Gökçetepe sahil kesimine yönelik koruma amaçlı imar planı çalışmalarının başlatılmış olmasının önemli bir adım olduğu belirtilirken, planlama sürecinin içeriği ve yöntemin de en az sonuç kadar önemli olduğu ifade edildi. Raporda; planın altlığını oluşturan halihazır haritalar, jeolojik ve jeoteknik etütler ile kıyı kenar çizgisi çalışmalarının tamamlandığı, akarsu ve taşkın risklerine ilişkin hidrolik ve hidrolojik etütlerin ise devam ettiği bilgisi paylaşıldı.
Bu aşamada sürecin bilimsel temellere dayanmasının olumlu olduğu vurgulanırken, planlama çalışmalarının belirsizlik yaratacak şekilde uzamaması gerektiğinin altı çizildi. Yılmaz, “Şeffaf, anlaşılır ve yerel halkın bilgilendirildiği bir planlama süreci yürütülmelidir.” ifadelerini kullandı.
Raporda ayrıca kıyı alanlarının belirli kişi ya da grupların kullanımına açılmasına yol açacak uygulamalardan kaçınılması gerektiği belirtilerek, kıyıların toplumun tamamına ait olduğu gerçeğinin plan kararlarının temelini oluşturması gerektiği vurgulandı.
Çamlıca Köyü’ne ilişkin değerlendirmelerde ise, geçmişte belediye statüsünde bulunmasına rağmen nüfus kriterleri nedeniyle köy statüsüne geçirilen yerleşimde, köy içi yerleşim alanında imar planı bulunmamasının ciddi sorunlara yol açtığı ifade edildi. Raporda, bu durumun vatandaşların yapılaşma, ruhsat alma, altyapı hizmetlerine erişim ve mülkiyet haklarını kullanma konusunda belirsizlikler yaşamasına neden olduğu belirtildi. Komisyon Başkanı Mehmet Güneş Yılmaz, “İmar planı eksikliği, Çamlıca’da yalnızca teknik değil, günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir sorun haline gelmiştir” dedi. Çamlıca’da hazırlanacak imar planlarının, köyün mevcut yerleşim dokusunu, sosyal ilişkilerini ve yaşam biçimini dikkate alan bir yaklaşımla ele alınması gerektiği ifade edildi. Raporda; sosyal donatı alanları, yeşil alanlar ve altyapı ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiği, planların köyü büyütmeyi değil sağlıklı ve yaşanabilir kılmayı amaçlaması gerektiği vurgulandı. Planlama sürecinde yalnızca teknik kriterlerin değil, köy halkının ihtiyaç ve beklentilerinin de dikkate alınması ve yerel katılımın sağlanmasının önemine dikkat çekildi.
İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporunda, Sazlıdere, Gökçetepe ve Çamlıca köylerinde yürütülecek imar planı çalışmalarının rant odaklı değil, kamusal yararı esas alan; doğayı, kıyıları ve yaşam alanlarını koruyan; sosyal adalet ilkesini önceleyen bir anlayışla sürdürülmesi gerektiği görüşüne yer verildi.
Yılmaz, bu değerlendirmeyi aktarırken, “İmar planları bugünün sorunlarını geçici olarak çözmek için değil, köylerimizin yarınlarını güvence altına almak için hazırlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Raporda son olarak, planlama süreçlerinin makul süreler içerisinde tamamlanması, köy halkının düzenli ve açık biçimde bilgilendirilmesi ve ortaya çıkacak planların eşitlikçi ve kamucu bir yaklaşımla hayata geçirilmesi gerektiği değerlendirilmesine yer verildi.
İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nun hazırladığı rapor, İl Genel Meclisi Çalışma Yönetmeliği’nin 20. maddesi uyarınca İl Genel Meclisi’nin 2026 Ocak ayı toplantılarında gündeme alınmak üzere meclis başkanlığına sunuldu.











Benzer Haberler
Türk Hava Kurumu, 101. Yılını 16 Şubat’ta kutlayacak
Emekli Öğretmen Neşet Çeliktuğ vefat etti
Ertuğrul İlman, yeniden başkan
KEDAK, 6 Şubat deprem felaketzedelerini, fotoğraf sergisiyle andı
Keşan Belediye Meclisi, Şubat ayı toplantısını yaptı
İl Genel Meclisi Üyesi Kılıç: “Köylere 7 metre yol, sadece Edirne’de neden gündeme geldi?”
Keşan’da 250 gram pide 25 TL
Keşan Belediye Meclisi yarın toplanacak